Baktığın mekanı boş görüyorsan kör gibi ,
Boş olan yüreğindir...
Yarım kalan hayallerinle yaşıyorsan ben gibi,
Yok olan gençliğindir...
Zaman içinde "söz" akıp gider, yükselen bulutlar gibi;
Kalıcı olan "yazı"dır, geçmişe tutku gibi....!
SEN ve BEN
İçme! İlk yudumda zehirler seni,
Bahtın kadehine döktüğü şarap.
Her gece koynunda uyutur beni,
Her sabah alnımdan öper ıstırap.
Sen yirmi yaşınla bir baharsın ki,
Gölgende neşenin rüzgarı eser.
Düşünen alnımda benim her çizgi,
Baharı olmayan bir kışa benzer.
Sana ufuklar GEL diye bağırır,
Ellerinde çiçek ve haykırarak.
Seni gür sesiyle hayat çağırır,
Beni de ezip geçtiğin toprak...
A.H.T.
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde,
Buluşmak seninle bir akşam üstü.
Umarsız şarkılar dudağımda bir yarım ezgi,
Sığınmak gözlerine sığınmak bir akşamüstü.
Gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış,
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi...
Bir orman bir gece kar altındayken
Çocuksu uçarı koşmak seninle
Elini avucumda bulup yitirmek, yitirmek,
Sığınmak ellerine sığınmak bir gece vakti.
Ellerin bir martı telaşlı ve ürkek,
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken...
Bir kenti böylece bırakıp gitmek,
İçinde bin kaygı bin bir soruyla.
Bitmemiş bir şarkı dudağımda bir yarım ezgi.
Sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu.
Gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış,
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi...
HATIRLAMA
Ne zaman elime bir kalem alsam,
Sana seslenmek geliyor içimden.
Güzelliğini hatırlıyorum bir yaz günü
Yine gemiler geçiyor uzaklardan
Biz yosun kokulu rıhtımlarda el ele
Şehirlerden İstanbul aylardan temmuz.
Ne zaman elime bir kalem alsam,
Geçmişi seninle yeniden yaşıyoruz...
Ne zaman elime bir kitap alsam,
Hep seni okuyorum inanır mısın?
İstiyorum seni anlatmalı bütün romanlar
Sevilen hep sen olmalısın...
Ne zaman elime bir kibrit alsam
Yine İstanbul'u yakmak geliyor aklıma
Bu sensiz sokakları, bu evleri,
Sensiz kaldığım bu şehri tüm yakasım geliyor.
Yine alev alev bir İstanbul düşünüyorum.
Ve çaresiz yaktığım bütün sigaraların
Dumanlarında seni görüyorum...
Ne zaman elime bir fırça alsam,
Yüzünü çiziyorum kapılara, duvarlara
Bir bir hatırlıyorum bütün hatlarını;
Gözlerini, dudaklarını,saçlarını.
Baktığım her yere gölgen düşüyor.
Dokunduğum her şeyde senin sıcaklığın.
Sonra dağlar, denizler giriyor aramıza,
Gitgide büyüyor uzaklığın...
Ne zaman elime bir ayna alsam,
Gözlerimden korkuyorum, bakışlarımdan.
Bu seni unutamayan benden korkuyorum.
Uçurum çizgiler, kara gölgeler,
Bir sonun belirtileri yüzümde yer yer.
Karşımdaki yüz sefil bir akşam
Hep sana sesleniyorum duyuyor musun?
Ne zaman elime bir kağıt alsam...
Sessiz olmak,
Sensiz olmak kadar zor değil.
Ama en zoru;
Sensizliğin sessizliğini dinlemek...
ÖZLEYİŞ
Ne zor şeymiş meğer seni beklemek,
Bir bulup bir kaybetmek ellerini
Yollarda caddelerde seni beklemek
Açılan her pencerede seni görmek;
Pırıl, pırıl...
Sonra durup durup saatlere küfretmek
Oysa seni sevince beklemek ne güzel oluyor
Seni sevince geceler daha az karanlık
Gündüz daha çok mavi
Seni sevince her gün daha güzelsin.
Şimdi ölesiye sevildiğinden habersiz
Kim bilir neredesin?...
BİR TANEM
İki martı gördüm engin denizde,
Mutluluğa gidiyorlar dedim, kendi kendime,
Gittiler, gittiler ve kayboldular...
Mutluydular onlar şimdi,
Bulmuşlardı birbirlerini,
Ama ben, kaybettim seni.
Her limanda bir sevgili, her şehirde bir dost,
Fakat senin gibisini,
Bulamadım bir tanem...
M.N.Y.
BEKLENEN
Ne
hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar?...
N.F.K.
Bir sabah öldüğümü duyacaksın
Sapsarı bir sonbahar sabahı.
Kapanacak gözlerim,
Ağlayacaksın...
Köşe başından bir tabut çıkacak
Ve arkamda sen,
Elinde bir demet çiçek,
Dudağında dualar,
Mahzun gözlerle bakacaksın...
Göz yaşların güneşte parlayacak
Ağlamak gelmese de içinden,
Ağlayacaksın...
Hayalim belirecek karşında.
Belki de bana benzetemeyeceksin.
Koşup kapanmak isteyeceksin,
Taze toprağına mezarımın,
Bırakmayacaklar...
Yeniden beni hatırlayacaksın.
Sessiz gözyaşlarıyla,
Ağlayacaksın...
B.K.
Fırtınalar ruhuma haykırsın uzun uzun.
Dalgaların altında kapansın gözlerim.
Mezarımın çimeni vahşi yosun,
Solmayan çiçeği de beyaz köpükler olsun...
M.N.Y.
Bu Seni Özleyişimdir
Dışarıda delicesine bir yağmur yağıyorsa,
İçime çöküyorsa kapkara bir aksam,
Bir şarkı saplanıyorsa yüreğime hançer gibi,
Sensiz geçen günleri düşünüp ağlıyorsam,
Bu Seni Özleyişimdir.
Eve her girdiğimde sesin duyulmuyorsa,
Odam bomboşsa, bomboşsa masam,
Büyüyorsa sensizliğin kahrı bende gitgide ,
Sevgini, sıcacık ellerini arıyorsam,
Bu Seni Özleyişimdir.
Sapsarı bir Sonbaharsa ardından gelen,
Savrulan bensem rüzgarda kuru yaprak gibi,
İçim içime sığmıyorsa, yıkılmışsam, kederliysem,
Hıçkırıyorsam kendimi tutamayarak,
Bu Seni Özleyişimdir.
Her karanlık günler kaplıyorsa benliğimi,
Deli gibi üzüntüler sığmıyorsa gönlüme,
Bıkmışsam bu sensiz ömürden artık,
Ve en içten el ederek gel diyorsam ölüme,
Bu Seni Özleyişimdir.
Eğer bir gün ölürsem, Ki öleceğim,
Mezarlığın sessizliğinde uğulduyorsa rüzgar,
Rüzgarla sallanıyorsa mezarımdaki sararmış otlar,
Gecelerin koyu karanlığında duyuyorsan hıçkırıklar,
Bu Seni, Sesini, Sevgini Özleyişimdir.
Salih YÖN - Mayıs 1984
volkan
KAYA Sizden
de şiirlerinizi bekliyoruz. Şiirlerinizi bize verin ya da
[email protected] adresine
yollayın.